Şahin A.B. (2026). 2022–2026 Münih Güvenlik Konferansı Raporlarının Tematik Analizi. Asya ile Diplomasi LinkedIn Bülteni.https://www.linkedin.com/article/edit/7430182842921328640/
Şahin A.B. (2026). Thematic Analysis of the 2022–2026 Munich Security Conference Reports. Diplomacy with Asya LinkedIn Bulletin.https://www.linkedin.com/article/edit/7430182842921328640/
ORCID:https://orcid.org/0009-0002-4924-4893
Münih Güvenlik Konferansı (MSC), 1963'ten beri Almanya'nın Münih kentinde düzenlenen, uluslararası güvenlik politikaları üzerine dünyanın en önemli yıllık forumlarından biridir. 62. MSC, 13-15 Şubat 2026 tarihleri arasında Bayerischer Hof Oteli'nde gerçekleşmiştir. Bu yılın teması, yayınlanan "Under Destruction" (Yıkım Altında) başlıklı Munich Security Report 2026 raporuyla örtüşerek, "wrecking-ball politics" (yıkım topu politikaları) olarak tanımlanan bir döneme dikkat çekmektedir. Konferansta yaklaşık 500 üst düzey katılımcı yer almıştır. Bunlar arasında; devlet başkanları, dışişleri bakanları, savunma bakanları, askeri liderler ve düşünce kuruluşları temsilcileridir. MSC’nin bu yılki odak noktası, transatlantik ilişkilerdeki krizler, Ukrayna-Rusya savaşı, Avrupa'nın stratejik özerkliği ve küresel düzenin yeniden şekillenme süreci olmuştur.
Konferans, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci başkanlık dönemiyle birlikte Önce Amerika "America First" politikalarının oluşturduğu güven erozyonu üzerinden şekillenmiştir. Geçtiğimiz yıl düzenlenen 61. MSC konferansında (2025) ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'ın Avrupa'ya yönelik sert eleştirileri bazı literatürde aşağılama olarak ele alınan söylemler (savunma harcamaları yetersizliği, göç politikaları, ifade özgürlüğü kısıtlamaları) sonrası, bu yıl ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun daha ılımlı ama talepkar tonu dikkat çekmiştir. Avrupa liderleri ise ABD'ye bağımlılığı azaltma ve kendi savunmalarını güçlendirme vurgusu yapmıştır. Aşağıda, konferansta öne çıkan başlıklar, verilen bilgiler temel alınarak derlenmiştir.
Bu çalışmada 2022-2026 Münih Güvenlik Konferans raporları esas alınmıştır. Çalışma kapsamında 2022-2026 Münih Güvenlik Konferansı Raporlarında “Rusya Tehdidi”, “Çin & Hint-Pasifik”, “ABD Liderliği & Çekilmesi”, “Nato & Transatlantik”, “Yeniden Silahlanma”, “Demokrasi & Otokrasi”, “İklim Güvenliği” ve “Çok Kutuplulaşma" anahtar kelimeleri ile 5 dönem raporu 8 tematik kod ile 1.9 milyon karakter üzerinden bir analize odaklanmaktadır.
1. Transatlantik İlişkiler ve Güven Krizi
Münih Güvenlik Konferansının ana odak noktası Transatlantik İlişkiler ve Güven Krizi olmuştur. Trump yönetimi altındaki ABD'nin Avrupa'ya yönelik eleştirileri (savunma harcamaları yetersizliği, göç politikaları, kısmi çekilme sinyalleri, Grönland tehdidi) Avrupa'da güvenlik endişelerinin her geçen gün artmasına neden olmaktadır.
ABD Başkan Yardımcısı Marco Rubio konuşmasında; Avrupa'yı "ortak uygarlığı kurtarmaya" çağırarak; Avrupa'nın daha fazla yük almasını talep ederek; Washington'u "Avrupa'nın çocuğu" olarak tanımlamıştır. ABD'nin kaderinin Avrupa ile "iç içe olduğunu ve her zaman da olacağını" ifade etmiştir. Rubio, Batı'nın "yönetilen düşüşünün kibar bekçisi" olmak istemediğini belirterek, müttefiklerin "bozuk statükoyu rasyonalize etmesini" eleştirdi. ABD’nin 62. MSC konferansındaki Avrupa retoriği daha ılımlı olsa da taleplerin aynı olması önemli bir husus. Rubio, AB devletlerinin üretimi dışa bağımlı hale getirdikleri, kitlesel göçü yönetemedikleri, tehlikeli müttefiklerle ekonomik ilişkiller geliştirdiklerini ve ulusal kimliklerini göz ardı ettiklerini ifade etti.
Bu söylemlerin ardından AB Dış Politika Şefi Kaja Kallas, "Avrupa'nın kurtarılmaya ihtiyacı yok" diyerek karşı çıkarak; yeni bir Avrupa güvenlik stratejisi üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Kallas, BM gibi kurumların "modası geçmiş" olduğunu ve hesap verebilirlik eksikliği nedeniyle reform gerektiğine vurgu yapmıştır. Buna paralel olarak Almanya Başbakanı Friedrich Merz, “Bu düzen, en iyi dönemlerinde ne kadar kusurlu olsa da artık bu haliyle bile mevcut değil" dedi. Merz, Avrupa'nın bağımsız güvenlik ve ticaretini güçlendirmesi, Kanada, Japonya ve Hindistan'la bağları derinleştirmesi gerektiğini belirtti. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB'nin karşılıklı savunma paktının (Lizbon Antlaşması Madde 42.7) uygulanma zamanının geldiğini söylemiştir.
2022-2026 Münih Güvenlik Raporlarında bir önemli değişiklik ise NATO, kolektif savunma gibi söylemlerde düşüş yaşanırken ABD/Trump/ Amerika Politikası söylemleri 2026 raporunda 400 tekrarla en sık kullanılan kelimeler grubunda yer almıştır. Bu çerçeveden yola çıkarak; Trump'ın ikinci başkanlık sürecinde uygulamaya koyduğu sert politikalar müttefikleri ile güven ilişkilerini zedelemiştir. Güven dinamiklerinin aşınması son dönemlerde Avrupa stratejik özerklik arayışını artırmıştır.
2. Avrupa'nın Stratejik ve Savunma Özerkliği
Avrupa'nın ABD'ye bağımlılığını azaltma ve "daha Avrupalı bir NATO" oluşturma tartışmaları üzerine yoğunlaşmıştır. Savunma harcamalarının artırılması, Avrupa savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve nükleer caydırıcılık üzerine konuşmalar gerçekleşmiştir.
Bu oturumda “Avrupa Ordusu" fikri yeniden gündeme gelmiştir. Avrupalı liderler Avrupa'nın kendi savunmasını üstlenmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Berlin'in askeri harcamalarını artırdığını ve bunun ABD tarafından tanındığını belirtti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa'nın "güçlü ve bağımsız" olması gerektiğini vurguladı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, AB ile savunma işbirliğini hızlandırma çağrısı yaptı. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, "Dünya giderek istikrarsızlaşıyor, Avrupalılar savunma kapasitemizi güçlendirmeliyiz" dedi.
Nükleer ve Savunma Paneli: Defending Europe and Supporting Ukraine" oturumunda birlik vurgusu yapılmıştır. Merz, Macron'la Avrupa nükleer caydırıcılığı üzerine gizli görüşmeleri işaret etti (NATO içinde). Rapor, Avrupa'nın "detachment issues" (ayrılık sorunları) yaşadığını, ABD'nin çekilmesine karşı özerklik hazırlığı gerektiğini belirtmiştir.
Aşağıda 2022-2026 yılları raporları için iki ayrı tematik kod atanmıştır. Bu kodlar Avrupa’nın staratejik özerklik ve yeniden silahlanma vurgusunu daha net bir şekilde ortaya koymak için yapılmıştır.
Münih Güvenlik Konferansında Avrupa’nın stratejik özerklik ve Avrupa savunması vurgusunun Ukrayna savaşı sonrası dönemde arttığı görülmektedir. 2024 yılında bu söylem daha sık iken 2025-2026 raporlarında da yine gündemin önemli bir eksenini oluşturmuştur. Kod 3 ise Savunma harcamaları ve silahlanma üzerine. 2025 yılında gerçekleşen konferansta en sık dile getirilen konulardan biri olmuştur. Avrupa’nın bu çerçevede attığı somut adımlardan birisi GSYİH %5 oranında artırmaları ve SAFE, ReArm projeleriyle yeniden silahlanma politikalarıdır. 2026 konferansıdna da bu söylemin ağırlığını koruduğu görülmektedir.
3. Ukrayna-Rusya Savaşı ve Barış Görüşmeleri
Savaşın 4. yılına girerken, Trump'ın Rusya ile doğrudan temasları ve Ukrayna'ya toprak tavizi baskısı tepki çekti.
- Zelenskiy, ABD ile zorlu müzakereler yaşadığını belirtti; Trump'ın "savaş bir kez ve sonsuza dek bitsin" yaklaşımı endişe yarattığını ifade etti. Avrupa'nın ABD ve Rusya ile müzakerelerde yer alması durumunda barış şansının artacağını söyledi. Ukrayna, gerçek güvenlik garantilerine dikkat çekmiştir.
- Rusya'nın hibrit savaş taktikleri ve cephe üstünlüğü tartışılmıştır. Avrupa'nın Ukrayna desteğini sürdürmesi, ancak ABD çekilmesine karşı daha fazla sorumluluk alması gerektiği vurgulandı. Konferans Başkanı Wolfgang Ischinger, Rusya üzerindeki baskının artırılması gerektiğini söylemiştir.
Rusya Ukrayna savaşı özelinde barış umudu düşük; Avrupa liderleri ateşkesin yakın olmadığını düşünüyor. ABD'nin Ukrayna'ya desteği dalgalı, Rusya'nın donmuş rezervleriyle finanse edilen pazar erişimi müzakereleri devam ediyor. 2022-2026 Raporları üzerindeki tematik analizde dikkat çekici bir değişim ise Rus tehdidi anahtar kelimesinin yıllara göre toplantıdaki söylemin düşüşüdür. Rusya/Putin/Moskova/Kremlin anahtar kelimelerinin 2022-2026 raporlarındaki tekrarı aşağıdaki grafikte verilmiştir.
K01 kod atamasında görüldüğü üzere toplantı gündemlerinde Ukrayna savaşı sonrasındaki ilk toplantıda Rusya/Putin/Moskova/Kremlin anahtar kelimelerinin raporda geçme sıklığında en yüksek 646 ile 2023 yılı en büyük düşüş ise 2026 konferans raporudur.
4. Küresel Düzenin Yıkımı
ABD'nin küresel ticaret kurallarını terk etmesi (yüksek tarifeler, ekonomik zorlama), Çin'in yükselişi tartışıldı. Indo-Pasifik'te Çin tehdidi, ABD müttefiklerinin güvensizliği ve hedging stratejileri ele alındı. Global South'un fırsatlar gördüğü, revizyonist güçlerin (Rusya, Çin) momentum kazandığı belirtildi.
Munich Security Index 2026: G7 ülkelerinde demokratik yönetime güven krizi; ABD, birçok ülkede risk olarak görülüyor. Aşağıda 2022-2026 Münih Güvenlik Konferansı raporlarında “Rusya Tehdidi” ve “Çin & Hint-Pasifik” söylemlerinin karşılaştırılması verilmiştir.
Son 5 raporda dikkat çeken değişimlerden biri ise söylemin Rus tehdidinden Çin ve Hint Pasifiğe kaymasıdır. 2023 yılında zirve yapan Çin & Hint-Pasifik gündemi toplantının ana odak noktalarından birisidir.
5. Bölgesel Çatışmalar ve Diğer Tehditler
Orta Doğu (Gazze yeniden inşası, İsrail-Hamas ateşkesi, İran gerilimi), Afrika ve Latin Amerika istikrarsızlıkları (Sudan, Haiti, Venezuela) tartışıldı. Suriye'deki gelişmeler (Kürt temsilciler Mazlum Abdi ve İlham Ahmet'in Rubio ile görüşmesi) dolaylı gündemdeydi.
Odak nokta: İklim güvenliği, göç, enerji ve gıda gibi hibrit tehditler. Orta Doğu Danışma Grubu bulguları: Gazze ve Batı Şeria'dan saha verileri olmuştur.
Bu çerçevede konferans raporlarında İklim güvenliği odağının yıllara göre azaldığı, çok kutuplaşmanın ise 2025 konferansında zirveye ulaştığını söylemek mümkündür.
2023'te zirve (646), 2026'da dip (157). İşgalin tüm raporu domine ettiği 2023'ten sonra Rusya kodu yerini giderek ABD gündemine bırakmıştır.Çin & Hint-Pasifik: Beş yılın en yüksek toplam kodu (2.484). 2023'te Rusya ile birlikte zirveye çıkmış; ancak 2024–25'te yüksek seyretmeye devam etmiştir.
Trump Etkisi: 2026'da zirve (400) — sürekli artan tek kod. 2022–24 arasında sabit seyreden ABD söylemi Trump'ın seçimiyle 2025'te fırlamış, 2026'da rekor kırmıştır. Gündem ABD iç politikasına kilitlenmiştir.NATO'nun Konumu: 2022'de zirve (219), sonra kalıcı düşüş. NATO, işgal öncesinde en çok tartışılan konuydu; ancak sonraki yıllarda "yerleşik varsayım" haline gelince sıklığı azaldı. Paradoksal bir düşüş.
Yeniden Silahlanma: 2022→2025 arası 7,6× artış. Beş yılın en sert ivmesi. 2022'de gündemin kenarındayken 2025'te merkeze taşınmış; 2026'daki hafif düşüş söylemin artık kabul gören bir norm olduğuna işaret eder.
Demokrasi: 2023'te zirve (202), sonra düşüş eğilimi. Rusya-Ukrayna çatışmasının "demokrasi vs otokrasi" çerçevesinde en güçlü okumasını yaptığı yıl 2023'tür. Bu çerçeve giderek güncelliğini yitiriyor.
İklim Güvenliği: 2022'de zirve (115), istikrarlı düşüş. İklim güvenliği 2022'de önemli bir yer tutuyordu; jeopolitik krizlerin gündemin tamamını kaplamasıyla 2023'ten itibaren ertelenmiş görünmektedir.
Çok Kutuplulaşma: 2025'te inanılmaz patlama (401). 2022–24 arası neredeyse hiç geçmezken 2025 raporu bu kavramı tamamen merkezine almıştır. Raporun o yılki ana temasının kodu adeta ele geçirdiği görülmektedir.EK BULGULAR:
SONUÇ
Bu çalışma, 15 Şubat 2026’da tamamlanan son Münih Güvenlik Konferansı’nın ardından, küresel güvenlik mimarisindeki söylemsel kaymaları resmi raporlar ışığında analiz etmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, son beş yılda uluslararası sistemin odağının köklü bir değişim geçirdiği saptanmıştır.
2021-2023 yılları arasında ana gündem maddesi Rusya’nın revizyonist politikaları ve Ukrayna’nın savunulması iken; 2026 yılı itibarıyla söylemin ekseni, Avrupa’nın Stratejik Özerkliği ve ABD’nin Hint-Pasifik stratejilerine uyum sağlama çabasına evrilmiştir. Raporlardaki rakamsal veriler ve liderlerin hitabetleri, transatlantik ilişkilerin artık yalnızca savunma odaklı bir ortaklık değil, Avrupa’nın kendi güvenlik sorumluluğunu üstlendiği çok kutuplu bir rekabet alanına dönüştüğünü kanıtlamaktadır.
Özellikle ABD’nin politik önceliklerini Pasifik eksenine kaydırması, Avrupa’yı kendi savunma sanayii ve stratejik bağımsızlığına odaklanmaya itmiştir. Sonuç olarak MSC raporları; tehdit algısının Rusya merkezli olmaktan çıkarak, yeni bir dünya düzeninin inşasına ve küresel güç dengelerinin yeniden dağılımına işaret ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
EN
Munich Security Conference Reports: Thematic Analysis (2022-2026)
The Munich Security Conference (MSC) is one of the world’s most important annual forums on international security policy, held in Munich, Germany, since 1963. The 62nd MSC took place on February 13–15, 2026, at the Bayerischer Hof. Reflecting the Munich Security Report 2026 titled “Under Destruction,” this year’s theme highlighted an era described as “wrecking-ball politics.” Approximately 500 high-level participants attended, including heads of state, foreign ministers, defense ministers, military leaders, and representatives of think tanks. Key focal points included crises in transatlantic relations, the Russia–Ukraine war, Europe’s strategic autonomy, and the reshaping of the global order.
The conference was shaped by the erosion of trust generated by “America First” policies during the second presidential term of Donald Trump. At the previous (61st) MSC in 2025, U.S. Vice President JD Vance delivered sharp criticisms of Europe—sometimes interpreted in the literature as disparaging—regarding insufficient defense spending, migration policies, and restrictions on freedom of expression. This year, U.S. Secretary of State Marco Rubio adopted a more moderate but still demanding tone. European leaders, in turn, emphasized reducing dependence on the United States and strengthening their own defense capacities. The analysis below is based on information presented during the conference.
This study draws on MSC reports from 2022–2026. Using eight thematic codes—“Russian Threat,” “China & Indo-Pacific,” “U.S. Leadership & Retrenchment,” “NATO & Transatlantic,” “Rearmament,” “Democracy & Autocracy,” “Climate Security,” and “Multipolarity”—it analyzes five annual reports comprising 1.9 million characters.
1. Transatlantic Relations and the Crisis of Trust
The central focus of the conference was the crisis in transatlantic relations. U.S. criticism of Europe under the Trump administration—including inadequate defense spending, migration policies, signals of partial withdrawal, and threats regarding Greenland—has heightened European security concerns.
In his speech, Rubio called on Europe to “save the common civilization,” demanded greater burden-sharing, and described Washington as “Europe’s child.” He stated that the United States’ destiny is “intertwined” with Europe’s and always will be. Rubio emphasized that the West does not want to be the “polite caretaker of managed decline” and criticized allies for “rationalizing a broken status quo.” Although the U.S. rhetoric toward Europe was more moderate at the 62nd MSC, its demands remained largely unchanged. Rubio also argued that EU states had become overly dependent on external production, failed to manage mass migration, built economic ties with dangerous partners, and neglected national identity.
EU foreign policy chief Kaja Kallas responded by asserting that “Europe does not need saving” and announced work on a new European security strategy. She also argued that institutions such as the UN are “outdated” and require reform due to a lack of accountability. Similarly, German Chancellor Friedrich Merz stated that the existing order “no longer exists even in its flawed best form,” urging Europe to strengthen independent security and trade ties with Canada, Japan, and India. European Commission President Ursula von der Leyen declared that the time had come to implement the EU’s mutual defense clause (Lisbon Treaty Article 42.7).
A notable shift in the 2022–2026 reports is the decline in references to NATO and collective defense, while mentions of U.S. policy—especially related to Trump—surged. In the 2026 report, U.S./Trump/American policy references reached 400 occurrences, placing them among the most frequently used terms. This suggests that Trump’s second-term policies have strained trust among allies, accelerating Europe’s pursuit of strategic autonomy.
2. Europe’s Strategic and Defense Autonomy
Debates centered on reducing dependence on the United States and creating a “more European NATO.” Discussions included increasing defense spending, strengthening Europe’s defense industry, and nuclear deterrence.
The idea of a “European Army” resurfaced, with leaders emphasizing that Europe must assume responsibility for its own defense. German Defense Minister Boris Pistorius noted that Berlin had increased military spending, a move recognized by Washington. French President Emmanuel Macron stressed the need for a “strong and independent” Europe. UK Prime Minister Keir Starmer called for accelerated defense cooperation with the EU, while Spanish Prime Minister Pedro Sánchez warned that global instability requires Europeans to strengthen their defense capacity.
In the panel “Defending Europe and Supporting Ukraine,” unity was emphasized. Merz alluded to confidential discussions with Macron on European nuclear deterrence within NATO. The report notes Europe faces “detachment issues” and must prepare for possible U.S. withdrawal.
Analytical coding shows that references to strategic autonomy and defense spending increased significantly after the Ukraine war. Defense spending—particularly rearmament—became a central topic in 2025, including proposals to raise spending to 5% of GDP and initiatives such as SAFE and ReArm. This emphasis remained strong in 2026.
3. Russia–Ukraine War and Peace Negotiations
As the war entered its fourth year, Trump’s direct contacts with Russia and pressure on Ukraine to concede territory drew criticism.
Ukrainian President Volodymyr Zelenskyy reported difficult negotiations with the United States, expressing concern about Trump’s desire to end the war “once and for all.” He argued that peace prospects would improve if Europe were included in negotiations with both the U.S. and Russia and stressed the need for credible security guarantees.
Discussions also covered Russia’s hybrid warfare tactics and battlefield advantages. European leaders emphasized continued support for Ukraine but acknowledged the need for greater responsibility should U.S. support decline. Former MSC chairman Wolfgang Ischinger called for increased pressure on Russia.
Prospects for peace remain low, with leaders skeptical about an imminent ceasefire. While U.S. support for Ukraine fluctuates, negotiations involving frozen Russian assets continue. Thematic analysis reveals a notable decline in references to the Russian threat across reports. Mentions of Russia and related keywords peaked in 2023 (646 occurrences) but dropped sharply by 2026.
4. The Disintegration of the Global Order
Participants discussed the U.S. retreat from global trade norms (high tariffs, economic coercion) and the rise of China. In the Indo-Pacific, concerns focused on China’s growing power, allied insecurity, and hedging strategies. The Global South was seen as finding new opportunities, while revisionist powers—particularly Russia and China—were gaining momentum.
The Munich Security Index 2026 indicates a crisis of confidence in democratic governance across G7 countries, with the United States itself viewed as a risk by many respondents. Across five reports, discourse appears to be shifting from a Russia-centric threat perception toward China and the Indo-Pacific.
5. Regional Conflicts and Other Threats
Regional crises in the Middle East (Gaza reconstruction, Israel–Hamas ceasefire, tensions with Iran), Africa, and Latin America (Sudan, Haiti, Venezuela) were discussed. Developments in Syria also appeared indirectly on the agenda.
Hybrid threats—climate security, migration, energy, and food—were highlighted. Findings from the Middle East Advisory Group included field data from Gaza and the West Bank. Report analysis shows that attention to climate security has declined over time, while multipolarity surged, peaking in 2025.
Conclusion
This study analyzes discursive shifts in the global security architecture following the latest MSC in February 2026, based on official reports. Findings indicate a profound transformation in the focus of the international system over the past five years.
Between 2021 and 2023, the dominant agenda centered on Russia’s revisionist policies and Ukraine’s defense. By 2026, however, the discourse had shifted toward Europe’s strategic autonomy and alignment with U.S. Indo-Pacific priorities. Quantitative data and leaders’ speeches suggest that transatlantic relations are no longer defined solely by defense cooperation but increasingly resemble a multipolar competitive environment in which Europe assumes greater responsibility for its own security.
The reorientation of U.S. strategic priorities toward the Pacific has pushed Europe to focus on its own defense industry and strategic independence. Overall, MSC reports demonstrate that threat perceptions are moving beyond a Russia-centric framework toward the construction of a new world order and a redistribution of global power.
KAYNAKÇA
Anadolu Ajansı. 62. Münih Güvenlik Konferansı, "daha Avrupalı bir NATO" mesajlarıyla sona erdi https://www.aa.com.tr/tr/dunya/62-munih-guvenlik-konferansi-daha-avrupali-bir-nato-mesajlariyla-sona-erdi/3830726
BBC Türkçe. Münih Güvenlik Konferansı'nda liderler hangi mesajları verdi? https://www.bbc.com/turkce/articles/c07jgrpepleo
Euronews. “Munich Security Conference: Six Quotes to Take Away from the World’s Biggest Security Conference.” February 15, 2026. https://www.euronews.com/my-europe/2026/02/15/munich-security-conference-six-quotes-to-take-away-from-the-worlds-biggest-security-confer.
Emin, İ. 2026). İMünih Güvenlik Konferansı: Eski dünyanın yıkılması. https://www.indyturk.com/node/773025/d%C3%BCnyadan-sesler/m%C3%BCnih-g%C3%BCvenlik-konferans%C4%B1-eski-d%C3%BCnyan%C4%B1n-y%C4%B1k%C4%B1lmas%C4%B1
Marco Rubio. “Secretary of State Marco Rubio at the Munich Security Conference.” Munich, Germany, February 14, 2026. U.S. Department of State. https://www.state.gov/releases/office-of-the-spokesperson/2026/02/secretary-of-state-marco-rubio-at-the-munich-security-conference. Munich Security Conference. Munich Security Report 2026. Munich: Munich Security Conference, 2026. https://securityconference.org/en/msc-2026/
Munich Security Conference. Munich Security Report 2025: Multipolarization. Munich: Munich Security Conference, 2025. https://securityconference.org/en/
Munich Security Conference. Munich Security Report 2024. Munich: Munich Security Conference, 2024. https://securityconference.org/en/
Munich Security Conference. Munich Security Report 2023. Munich: Munich Security Conference, 2023. https://securityconference.org/en/
Munich Security Conference. Munich Security Report 2022. Munich: Munich Security Conference, 2022. https://securityconference.org/en/
Rudaw. “Munich Security Conference…” February 15, 2026. https://www.rudaw.net/turkish/world/1502202611
Tobias Bunde and Sophie Eisentraut, eds. Munich Security Report 2026: Under Destruction. Munich: Munich Security Conference, February 2026. https://securityconference.org/assets/02_Dokumente/01_Publikationen/2026/MSR2026/Under_Destruction%E2%80%93Munich_Security_Report_2026.pdf.


Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!